Seviyorsan git konuş!

Savaş Özbey: Mehmet Aslantuğ hep kalp insanı olmuş biri. Arzum Onan’la aralarında tam olarak ne yaşandı onu da bilmiyoruz. Tek bir şey söylemek istiyorum Aslantuğ’a: Seviyorsan git konuş.

Onur Baştürk: Hâlâ seviyor eski eşini, belli. Aralarındaki bağın bir anda sökülüp atılmasını da bekleyemeyiz. Ama belli ki Mehmet Aslantuğ bu bağın bitmediğini göstermeyi seviyor. Arzum Hanım ise daha cool takılıyor ya da onun için bu bağ çoktan bitti. Umurunda değil bu şiirsel gösteriler belki de…

Ömür Gedik: Keşke zamanında düşünseydi diyorum tabii. Erkekler ilk başlarda anlamıyorlar belki ama zaman ilerledikçe ne kaybettiklerini daha da derinde hissediyorlar. Çevremde hayatını yaşıyor gibi görünen ama eski eş ya da sevgilisini özleyen o kadar çok erkek var ki…

Orkun Ün: Duygusal manipülasyonda çığır açıyor Mehmet Aslantuğ. Yahu bir dur, siz ayrıldınız. Ne bu kendini acındırma, eski eşe ağıt yakma halleri sürekli? E insanlar haklı olarak demez mi “Evliyken neredeydin?” diye!

Beklenen son!
Mehmet Ali Erbil, kendisinden 40 yaş küçük nişanlısı Gülseren Ceylan’dan ayrıldı. Ardından “Benden hep ev, araba, pırlanta istiyordu. 180 bin liralık tektaşı istedim, geri vermedi” dedi. Şaşırdınız mı?

Ömür Gedik: E biz söylemiştik, neden şaşıralım ki? Bence Mehmet Ali de şaşırmadı. O da biliyordu.

Onur Baştürk: Mehmet Ali Erbil yaş aldıkça çocuklaşan erkek profilinden. Yani ne bekliyordu ki, hiç anlamıyorum.

Orkun Ün: E beklenen son işte. Kaşına gözüne âşık olduğunu falan mı? Kız tabii ki para, ev, araba isteyecekti. O kafadaydı zaten. Eee demek ki neymiş; kendinden 40 yaş küçük biriyle işin olmayacakmış.

Savaş Özbey:

Hiç şaşırmadık. Kadın Mehmet Ali Erbil’i bir güzel kullandı ve çekip gitti. İçimin yağları eriyor mu? Yalan yok, eriyor.

‘Yargı’nın gücü
Kanal D’nin reyting rekortmeni dizisi “Yargı”, uluslararası başarılarına bir yenisini daha ekledi ve 2023 Uluslararası Emmy Ödülleri’nde Türkiye’den tek aday dizi oldu. Başrol oyuncusu Pınar Deniz de ‘Ceylin’ rolüyle “Latin Amerika’nın Emmy Ödülleri” olarak bilinen Produ Ödülleri’nde ‘yabancı dilde en iyi kadın oyuncu’ ödülünü kazandı. Ne diyorsunuz bu başarılara?

Savaş Özbey: Emeği geçen herkesi tebrik ederim. Latin Amerika’ya Türkçe öğrettiler resmen. Küba’da yaşlı bir teyzenin pansiyonunda kalmıştım. Paso Türk dizisi seyrediyordu. Sabah “Günaydın”, akşam “Allah rahatlık versin” diyordu.

Ömür Gedik: Yurtiçinde seyirciyi kendine bağlayan “Yargı” yurtdışında da yüzümüzü güldürdü, gurur kaynağımız oldu. Pınar Deniz’e de bu ödül çok yakıştı. Alkışlarla izlemeye devam.

Onur Baştürk: 3. sezonuyla ekrana gelen “Yargı”da oyunculuklar, hikâye gerçekten çok iyi. Her hafta heyecan, tempo hiç düşmüyor.

Orkun Ün: Türk dizilerinin Latin Amerika’daki gücü işte. Pınar Deniz de, “Yargı” dizisi de her ödülü toplamayı hak ediyor.

O zaman yılbaşında konser vermesin
Cadılar Bayramı tartışmasını bu yıl Mustafa Sandal başlattı: “Pagan geleneği bize nasıl bulaştı? Tam bir saçmalık!” Katılıyor musunuz?

Savaş Özbey: Talihsiz ve biraz da bilgisizce bir açıklama. O zaman kendisinden de yılbaşlarında sahne almamasını bekliyoruz. Anadolu kökenli bir âdet mi yılbaşı? Anneler Günü’nde de annesini aramasın. Doğum günü, Sevgililer Günü falan da kutlamasın.

Ömür Gedik: Ben gayet eğlenceli buluyorum Cadılar Bayramı’nı, giyilen kostümleri, yapılan hazırlıkları. Mustafa’ya sadece “savaşın ve acının ortasında bu eğlenceye gerek yok” noktasında katılıyorum.

Orkun Ün: Ya tabii ki bizim bayramımız değil. Ben zaten çok ciddiye alındığını da düşünmüyorum. Uyduruk uyduruk partilerle geçiştirilen bir gece işte. O yüzden çok abartmadan yapılan minik eğlencelere lafım yok benim, eğlensin insanlar.

Onur Baştürk: Cadılar Bayramı ve kostümlü partilere karşı bu çıkışlar her yıl birileri tarafından yapılır. Bu bir gelenek ve klişe. Yeni neslin umurunda değil bu çıkışlar. İsteyen istediğini yapar. Biri Sandal’a söylesin.

En iyisi Heidi
Cadılar Bayramı demişken… Heidi Klum gelenekselleşmiş partisiyle bu yıl yine çok ses getirdi. Ünlüler, birbirinden ilginç kostümleriyle katıldı geceye. Sizce en ilginç kostüm kimindi?

Orkun Ün: Bence ev sahiplerinindi. Heidi Klum ve eşi Tom Kaulitz yani. Klum tavus kuşu, eşi de onun yumurtası olarak katılmış kendi partilerine. Hahahah! Çok eğlenceli değil mi?

Savaş Özbey: Valla üzerinde en çalışılmış, en başarılı kostüm yine Heidi Klum’un kendi kostümüydü. Kostüm tek kişilik de değil. 11 kişilik ekibi var. Zaten “Benim bu yılki fikrim, bir sürü insanla bir şey yapmaktı” diye demeç verdi AP’ye.

Onur Baştürk: Ben de Heidi Klum’un kostümünü beğenenlerdenim.

Ömür Gedik: Tavus kuşu olan Heidi Klum’un yanında tavus kuşu yumurtası olarak partiye katılan eşi Tom Kaulitz’a sesli güldüm. Çok komikti. Özgürlük heykeline dönüşen Emma Norton da iyiydi.

Onları zor günler bekliyor
Beklenen oldu ve Dilan-Engin Polat çifti gözaltına alındı. Sizce bundan sonra onları nasıl bir süreç bekliyor?

Onur Baştürk: Hâlâ polislerden cildi için krem filan istediğine göre Dilan Polat ve tayfasının olup bitenler pek umurunda değil gibi. Ama onları zorlu bir süreç beklediği kesin. Gerçeklerin açığa çıkması ve artık bu tür görgüsüzlüklere prim verilmemesi temennimiz.

Orkun Ün: Süreç işliyor ve onlar her hareketleriyle hanelerine eksi yazmaya devam ediyorlar. Bu saatten sonra kendilerini zor toparlar Polat çifti. Daha ortada iddianame yok, iddiaların yarısından çoğunu bilmiyoruz ve bu haldeler. Şuna da eminim artık; ateş olmayan yerden bu kadar duman asla çıkmaz!

Savaş Özbey: Anneler, babalar, kardeşler, hatta anneanneler… Hepsi gözaltına alındı ve mal varlıklarına da el konuldu. Ben asıl çocukları nasıl bir süreç beklediğini merak ediyorum.

Ömür Gedik: İncelemelerin daha da derinleşeceği uzun bir süreç olacak gibi duruyor…

Ciddiye almayalım
Tuğba Ekinci’nin “2. Sayfa” programındaki açıklamaları çok konuşuldu: “Askılıyla, mini etekle metroya binmesin kadınlar”, “Erkekler, kadınlardan daha namuslu”, “Kuyruk sallayan her zaman kadınlardır”… Ne diyeceksiniz bu sözlere?

Orkun Ün: Aman aman aman! İsmini bile yazmayalım gerçekten! Amacı tamamen bu zaten. He he deyip geçelim, yok sayalım, görmezden gelelim.

Savaş Özbey: Biz bu kadının ipe sapa gelmez, abuk sabuk açıklamalarını dikkate almak zorunda mıyız Konsey? Niçin böyle bir paye veriyoruz?

Onur Baştürk: Bu açıklamaları gerçekten ciddiye alıp tartışacak mıyız? Sırf sivri açıklamalar yapacak diye bazı isimlerin konuk olarak alınması da artık çok demode bir girişim.

Ömür Gedik: Ben artık herkesin istediğini giyme ve herkesin de istediğini eleştirme özgürlüğü olması gerektiğine inanıyorum.
Tuğba da düşüncelerini söylemekte, eleştirmekte özgür.

 

 

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

x